MEKTUP / Tamer Öncül

| January 25, 2016

Tamer-ÖncülMEKTUP
Hrant’a

Sokağın gürültüsünde boğulup giden
o tok sesin ardından
bastırdı ayaz,
tüm sesler dondu
pervazlarda asılı kaldı çığlık…

Bebelerin elinde
kan,
yürekler delik
Çarık…

Güneşin gümüş kılıçları
kesene dek kaldırımları
titreyip durdu
Halaskargazi sokağı…
Titredi, kendi sözcükleri yüzünde…
Dudağına yapışan
hınzır gülümsemeden anladım
çocukken o da takarmış
gazeteden maskları, şapkaları…

Gölgelerle birlikte büyüyor
iki leke
mürekkep dağılmış
kan donmuş…
Kırmızı bir utanç bizimkisi…

Yağmur damlaları dövüyor pervazı
301. damlayla kopuyor,
dağılıyor gümüş kılıçlı çığlık,
Mavi sesler birikiyor
Arnavut kaldırımlarında…
Hepimiz Hrant,
Hepimiz çarığı delik yürek…

Aleve batırılmış
Buzdan bir heykel,
Çeliğe kesmiş
Bir Beyaz Adam…
Keskin bakışlar
Kamçılıyor sırtımızı
Sesler buharlaştıkça
büyüyor beyaz bulut…

Bulutla dalgalar arasında
Çarmıha gerilmiş
martıların kanatlarından
Boğazın mavisi damlıyor gözlerimize
Seslerimiz barut boğuğu:
Tililili…
Tililili…

Hepimiz alev
Hepimiz kurşun
Hepimiz çarık
Hepimiz buzdan
Hepimiz deniz
Hepimiz bulut
Hepimiz martı
Hepimiz çığlık
Hepimiz
Tililili…
Tililili…

(…) 19-01-2008

Lefkoşa/İstanbul/Lefkoşa
(Yazarın YER isimli son şiir kitabımdan)

 

Hrant Dink

Please follow and like us:

Category: Şiir, Yazın

Comments are closed.