Şiir
Bugün Pazar * – TODAY’S SUNDAY / Nazım Hikmet Ran
Bugün Pazar * / Nazım Hikmet Ran Bugün pazar. Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar. Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak bu kadar mavi bu kadar geniş olduğuna şaşarak kımıldanmadan durdum. Sonra saygıyla toprağa oturdum, dayadım sırtımı duvara. Bu anda ne düşmek dalgalara, bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne […]
İPLEMİYORUM
Yorganımın üzerinde Boş bir yemek tası Ve bir resim Hasların hası. Bir de yeni verilmiş Kalın bir kitap Kalınlığında Kant’ın Aşkınsal tamalgısı Hücremin dışında Bana karşı kurulmuş Koca bir dünya Yığıntılar malzemeler Kendinde şeyler Kendi için özneler Daha neler neler İplemiyorum Oturuyorum Ne güzel Direnişimi kendime karşı Kendi içimde kuruyorum Ben kimim Mühim değil En […]
ELHAMDÜLİLLAH
müminleriz biz özür dilemeziz özürlü zayıftır biz yenilmeziz biz fâniye teşekkür etmeziz şükran cana pranga kulun ruhu hep sana yarabbi çok şükür lütfen demeziz biz lütuf borç çıkarır soygunumuz varsa tanrının lûtfudur yediklerimiz nalıncı keseridir ettiklerimiz rabbena, hep bana ulu, yüce ve aziz avrete altın bezeriz her yerde hâzır ve nâzırdır […]
‘Kalp Zamanı’nın mektupları: Bachmann-Celan / Esra Yalazan
Bu yazıda neler anlattığımı unutacak kadar çok zaman geçmiş aradan. Baskısı tükenen kitabın yeniden yayımlanması vesileyle yazımı tekrar okuyunca eski günlüklerini karıştırıp şaşıran insanlar gibi ürperdim. Bu defa kitabın çevirmeni İlknur Özdemir’in birbirlerine tutunan iki şair/yazar arasındaki ilişkiye dair bilgi notunu da ekledim: “2. Dünya Savaşı sonrası, işgal altındaki Viyana: Almancanın yaşayan en önemli iki […]
aşkı olalım bu kentin / M. Can Güney
gel seninle kumsallarda sevişen martı çığlıklarında aşkı olalım bu kentin sevdalanalım incecikten öpüşünde yağmurun buğulu cam kenarlarını ya da küçük bir teknede bir koydan öteki koya salınan denizin kokusu olalım ıslak sesi olalım sevinçlerin çocukların bisikletleri ardı süren moru olalım menekşenin birden saçaklardan süzülsün hanımeli buram buram toprak olalım saksılarda gel seninle aşkı olalım bu […]
KALBİM / Nihal BIKIM
Kalbim ki; Mutluluğun uyutulduğu topraklara benzer. Harran gibi… İçine çokça acı gömülen, Ve çokça umut aslında. Kalbim; Bir yanı umutsuzluğa bakarken, Öteki yanı senli aşklar yaşamak ister, Süphan gibi örneğin, Biraz mağrur, Ve olabildiğince asi. Kalbim, Aşkın unutulduğu gecelerde, Nadide bir keman sesi gibidir. Dicle gibi örneğin, Hem çılgın bir aşka çağıran, Hem de uysal […]
BİR ZEYTİN AĞACIYDIM YIRCA’DA
Bir Zeytin Ağacıydım Yırca’da Öylesine mutlu, Öylesine gururlu, Öylesine umutlu.. Öylesine güçlüydüm ki… Güneşin ilk ışıklarını gördüğümde Neşeyle dönerdi yapraklarım o masmavi gökyüzüne Hasat mevsimi köylüm geldiğinde.. Mutlu,mesut dansederdim dallarımdan taşan sevgiyle.. Ne rüzgarlara,ne fırtınalara direndi bu gövde.. Ama direnemedi Zalimlere.. Bilmezdik ki kötülük.. Ne ben,ne de köyümün güzel yüreklileri.. Direniriz sandım önce.. Direndik günlerce,gecelerce.. […]
MİSAK MANUŞYAN / Muzaffer ORUÇOĞLU
Demir kıtalar eşliğinde getirildin Ne milliyet ne din Kimliksizdin Orada O duvarın dibinde Dünya dilinde Kurşuna dizildin Anadolu anlamadı seni Şu ana kadar Bilmiyorum Bundan sonra kim anlar Göğüslerinde süt sancısıyla belki Bebeklerini yitirmiş kadınlar Ya da Ne bileyim Gaga emeği Çer çöp ve tüy ile Civcivlerinin çıplaklığına Sarılmış bir haldeyken Dağılan yuvalar. Mart-2015
DOLUNAY VOLTASI
Uyurken dürtükledi Sol böğrümü Keltoş Memet “Bak Açıverdi maymuncukla kapıyı Çıktı yine maltaya Bizim illegal Müştak Acıyorum Dağıldı Aşık oldu mücerrete Aşksız kaldı serseri Allah aşkına kalk da Zulacıya iyi bak Nasıl da voltalıyor paytak paytak Bir gövdede iki gölge Biri ayın diğeri güneşin eseri Biri gündüzleri illegaldir Diğeri geceleri.” 5 eylül 1985 / Antep Özel […]
SARAYBOSNA
konuşmayı sökememiş çocuk çığlık hangi dilde ağlar kurşuna anakucağı belirsiz mezar babalar kayıpta duymayı sökememiş kulacıklar hangi dilde çınlayan kurşunda zaman şaşkın toprak acele omuzomuza kardeşçe aynı çukura yirmisi otuzu ortülür çığlıklarla sesleri hangi dilde