Güneyin Işıkları
Güneyin Işıkları's Latest Posts
Yeşil Mürekkepli Mektuplar – Sabahattin Ali / UĞUR MUMCU
Sabahattin Ali, Türk yazınının, bin bir türlü çileden geçmiş soylu yazarlarından biridir. Bu çileli yaşam, 2 Nisan 1948 günü, Kırklareli’nin Üsküp nahiyesi, eski adıyla Sazara yeni adıyla Çukurca köyünün dokuz kilometre uzaklığındaki Istranca Dağı Beylik ormanlarında “Öksüz Çatak” denilen yerde, Yugoslav göçmeni, ordudan çıkarılmış astsubay ve Millî Emniyet ajanı Ali Ertekin’in sopa darbeleriyle noktalandığından, geride […]
HAPISHANE ŞARKISI: V / Sabahattin Ali
Başın öne eğilmesin, Aldırma gönül, aldırma! Ağladığın duyulmasın, Aldırma gönül, aldırma! Dışarda deli dalgalar Gelip duvarları yalar; Seni bu sesler oyalar, Aldırma gönül, aldırma! Görmesen bile denizi, Yukarıya çevir gözü; Deniz gibidir gökyüzü; Aldırma gönül, aldırma! Dertlerin kalkınca şaha Bir küfür yolla Allah’a. Görecek günler var daha Aldırma gönül, aldırma! Kurşun […]
Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali / A. Ömer Türkeş
Yaşamı da yazdıkları gibi hüzün doludur Sabahattin Ali’nin. Bu yazıda ele alacağımız kitabı 1943 yılında yayınlanmıştı. Sevinerek söylemeliyim ki, YKY’nin “Bütün Eserleri” dizisi çerçevesinde basılarak yeniden okuyucularla buluştu. Gerçekçiliğin en başarılı örneklerini vermiş olan bu olağanüstü duyarlı yazarın, “Kürk Mantolu Madonna” kitabı, yalnız tüm zamanların en hüzünlü aşk öyküsü olmakla kalmaz, aynı zamanda, edebiyatımızın en […]
Kuyucaklı Yusuf – Sabahattin Ali
Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 2. Soylu Vahşi Olarak Kuyucaklı Yusuf / Berna Moran “Kuyucaklı Yusuf’un önemi yalnızca başarılı bir roman olmasından ileri gelmez, öncü bir yapıt olması da ona tarihsel açıdan bir önem kazandırır; çünkü bu yapıt daha önceki Türk romanından iki bakımdan ayrılır ve yeni bir yol açar. Bir kere Sabahattin Ali’nin Türkiye sorunsalına […]
DAĞLAR / Sabahattin Ali
Başım dağ saçlarım kardır, Deli rügarlarım vardır, Ovalar bana çok dardır, Benim meskenim dağlardır. Şehirler bana bir tuzak, Insan sohbetleri yasak, Uzak olun benden, uzak, Benim meskenim dağlardır. Kalbime benzer taşları, Heybetli öter kuşları, Göğe yakındır başları; Benim meskenim dağlardır. Yarimi ellere verin; Sevdamı yellere verin; Elleri bana gönderin: Benim meskenim dağlardır. […]
SABAHATTİN ALİ / Hale KARADENİZ
“Başım dağ, saçlarım kardır Deli rüzgarlarım vardır Ovalar bana çok dardır Benim meskenim dağlardır.” Yukarıdaki bilinen dörtlük; dağları romanlarında türküleştiren, Türk Edebiyatı’nın muhalif sanatçısı Sabahattin Ali’ye ait. Bir aydının duruşu, hayata bakış açısı elbette dönemin sosyal ve siyasal şartlarından bağımsız düşünülemez. Sabahattin Ali’nin kimliği, edebiyat yaşamı, düşüncelerinden ayrılmadığı gibi; ne pahasına olursun olsun hayatının […]
AY KARANLIK / Ahmed Arif
Maviye Maviye çalar gözlerin, Yangın mavisine Rüzgarda asi, Körsem, Senden gayrısına yoksam, Bozuksam, Can benim, düş benim, Ellere nesi? Hadi gel, Ay karanlık… İtten aç, Yılandan çıplak, Vurgun ve bela Gelip durmuşsam kapına Var mı ki doymazlığım? İlle de ille Sevmelerim, Sevmelerim gibisi? Oturmuş yazıcılar Fermanım yazar N’olur gel, Ay karanlık… Dört yanım […]
ZATEN İNSANA DA BU YAKIŞIR / Rıza Çolpan
Ey dört renkli insan oğulları Beyazı, siyahı Sarı, kırmızısı Sizden biriyim ben Etten, kemikten Kan ve sinirden biri Cihan büyüktür Nimeti bol Yiyin, için kardeşçesine Dostçasına Unutun kavgayı Şeri, savaşı Sevin, sayın birbirinizi Paylaşın herşeyi eşitcesine Barış içinde yaşayın insancasına Cihanı yapın bir gülistan Birlikte koklayın Gülleri, çiçekleri Sevin renkleri Yiyin nimetleri Ölünceye dek Zaten […]
Ancient Sumerian Origins of Easter / April Holloway
Today marks Easter Sunday, a festival and holiday celebrated by millions of people around the world who honour the resurrection of Jesus from the dead, described in the New Testament as having occurred three days after his crucifixion at Calvary. It is also the day that children excitedly wait for the Easter bunny to arrive […]
‘Kalp Zamanı’nın mektupları: Bachmann-Celan / Esra Yalazan
Bu yazıda neler anlattığımı unutacak kadar çok zaman geçmiş aradan. Baskısı tükenen kitabın yeniden yayımlanması vesileyle yazımı tekrar okuyunca eski günlüklerini karıştırıp şaşıran insanlar gibi ürperdim. Bu defa kitabın çevirmeni İlknur Özdemir’in birbirlerine tutunan iki şair/yazar arasındaki ilişkiye dair bilgi notunu da ekledim: “2. Dünya Savaşı sonrası, işgal altındaki Viyana: Almancanın yaşayan en önemli iki […]
