BİRLİKTELİK TARTIŞMALARINA ÖNCELİK VERMELİYİZ / Mehmet KILIÇ

| December 4, 2015

mehmet kılıçSeçim çalışmaları üzerinde yürütülen ‘yengi/yenilgi’ tartışmalarından hızla uzaklaşılmalıdır. Çünkü seçimler devrimci siyasal yaşamın temel ekseninde yer almaz. Devrim mücadelesinde, parlamento çalışmaları amaç değil, demokrasi mücadelesinde kullanılması gereken bir araçtır. Burjuva parlamentoları, burjuvazinin egemenlik aygıtı olan devletin bir organıdır.

Marx, parlamento, “her üç ya da altı yılda bir, parlamentoda halkı yönetici sınıfın hangi üyesinin ‘temsil edeceği’ni ve ayaklar altına alacağını” belirleyen seçimlerle oluşturulur, der. Parlamentolarda, yalnızca ‘saf halk’ı aldatma ereğiyle, gevezelikten başka bir şey yapılmaz,diyen Lenin, Sosyal-Demokratlar için seçimler, özel bir siyasal işlem değildir, bin bir türlü vaatte bulunarak sandalye kazanmaya çalışmak değildir, ama sınıf bilinci olan proletaryanın siyasal dünya görüşünün ilkelerini ve temel isteklerini savunmak için özel bir fırsattır.” (Reformcuların ve Devrimci Sosyal-Demokratların Seçim Bildirgeleri) noktasına parmak basar.

Burjuva parlamentolarının gerçek yüzünü reddederek parlamento çalışmalarını siyasal yaşamın temeline almak yanlıştır. Bu yanlışın içine düşüldüğünde, sistem içi sorunları gidermeye yönelik çalışmaların içinde kaybolmak kaçınılmazdır. Parlamentarizm tuzağından kurtulunmaz ise, devrim hedefli çalışmalar yok olmaya gider.

7 Haziran ve 1 Kasım seçimleri, kapitalist sistemin dayatmalarının AKP kanalı ile giderilmesi çabalarına engel olmak açısından önemliydi. Ancak AKP’ye geri adım attırılması, her derde deva ilaç olarak algılanamaz. AKP iktidar odağı olmaktan çıkarılsaydı, onun yerini bir başka sistem partisi/partileri alacaktı. HDP’nin seçimlerden başarıyla çıkması, bizlerin eline, temel sorunların çözümlenmesinin kapısını açacak anahtarı vermeyecekti. Çünkü Sol’un ve Kürt yurtseverlerinin ulaşacakları nokta, burjuva demokratik kimi adımların atılması ve Kürt sorunu, egemenlerin kabullenebileceği dar alan ile sınırlandırılamaz.

Bu yanları ile ele alındığında, sosyalist kesim, burjuva demokratik çalışmaların içine sıkışmayı reddetmelidir. Bu kıskaç Solu devrim hedefinden uzaklaştırır. Burjuvazinin tuzağına düşürür. Bundan dolayı, yönümüzü sistem içi tartışmaların dışına, devrimci yolumuzda yürüme tartışmalarına çevirmeliyiz. Devrimci politikaları uygulamak yerine, dar alanda kısa paslaşmalar yapılırsa maçı kazanma şansımız yoktur. Sosyalistler ile ulusal kurtuluşu hedefleyenler, sistem içi tartışmaların ötesine geçip kendi programlarını gündeme sokarak zafer yürüyüşünü sürdürebilirler.

Ülkemizde çok ciddi gelişmeler yaşandığını görüyoruz. Egemenler saldırganlıklarını sınır tanımaz bir noktaya taşıdılar. Önümüzdeki günlerde bunlara yenilerini ekleyecek olan faşist sistem, muhalif kesimleri burjuvazinin gündeminin içine sıkıştırmaya çalışmaktadır.

Yaşadıklarımız bizi en geniş birlikteliği oluşturma çabalarının hızlandırılmasına yöneltiyor. En geniş birliktelik, 1 Kasım seçimleri sonrasında tartışma masasına yatırılması gereken temel konulardan birisi haline geldi. Sol/sosyalist yapılar ile Kürt yurtseverleri arasında en geniş birlikteliğin sağlanması, geleceğin şekillendirilmesi mücadelesinde önemini artırdı. Bundan dolayı, birlikteliğin yaratılmasına yönelik tartışma konusu öncelik kazandı.

Gideceğimiz hedef, aşağı yukarı aynı olduğuna göre, farklılıklarımızı birer zenginlik olarak görmek zorundayız. Demokratik mücadele alanında en geniş birlikteliklerin başarısı, tüm alanlarda cephesel birlikteliklerin önünü açacaktır. İlkeleri ve ortak programı belirlenmiş birlikteliğin tartışılmasında, dışlayıcılıktan uzak durulmalıdır. Önyargılarımızı bir tarafa atmak zorundayız. Faaliyet yürüten onlarca siyasi yapının farklılıkları, birliktelikleri yaratmanın önünde engel olmamalıdır. Farklılıklarımız bizi zenginleştiren, geliştiren dinamizmi yaratacaktır.

Emperyalist, faşist sistemin saldırıları hepimize yönelik. Silahlarının mermileri ile patlattıkları bombalar hepimizi vuruyor. Saldırı okları hepimize yöneldiğine göre, en geniş birliktelik çerçevesinde karşı durmalıyız.

Cephesel birliktelikler, doğruları yakalamaktaki başarılarımızı artıracaktır. Yanlışlıklarımızı gidermek de çok daha kolay olacaktır. Diğer yanı ile ele alırsak, ülkemiz halklarına güven verecektir. Güven ortamını yarattığımızda, geniş kitleler ile kucaklaşmak çok daha kolay olacaktır. Kitlelerin kendi sorunlarının çözümü noktasında harekete geçme potansiyeli yükselecektir.

Hangi yönü ile ele alırsak alalım cephesel birlikteliği yaratmak, zafer yürüyüşümüzde büyük önem taşımaktadır. Kimlerle nereye kadar birlikte gidilebilecek ise, gitmekten kaçınılmamalıdır. Cephesel birlikteliklerin sınıf mücadelesine büyük kazanımlar yaratacağı tartışma götürmez bir gerçektir. Şunu biliyoruz ki, en geniş birliktelikleri yaratanlar, çatışma alanlarında da omuz omuza olacaklardır.

Dileğimiz şudur: En geniş birlikteliği oluşturma yolunda yolumuz hep açık olsun!

 

Please follow and like us:

Category: Deneme, Köşe Yazıları, Toplum

Comments are closed.