| November 11, 2016

D VİTAMİNİ İŞLEVLERİ

D VİTAMİNİ HER GÜN MÜ ALINMALI?

İSTENİLEN D VİTAMİNİ DÜZEYİNE ERİŞİLMESİ VE O DÜZEYİN KORUNMASININ HASTALIKLARI ÖNLEME VE TEDAVİ ETMEDEKİ ROLÜ

 

South Carolina Tıp Üniversitesi profesörlerinden Dr. Bruce W. Hollis’in bu videosunu birkaç kez dikkatle izledik. D vitamininin vücuttaki işlevleri hakkında çok güzel bilgilendiriyor. Anladıklarımızı özetleyerek sizlerle paylaşmaya karar verdik.

 

D Vitamini vücutta iki seviyede işlev görüyor:

1- Endokrin düzeyde: Temel olarak kalsiyum dengesini düzenler ve böylelikle kas ve kemiklerin sağlıklı olmasını sağlar. Bu işlevi çok uzun yıllardır biliniyor.

2- Otokrin ve parakrin düzeyde: Basit olarak ifadesiyle D vitamini tüm hücrelerin içine girer ve böylece çok çeşitli hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde etkili olur. Bu işlevi ise son yıllarda yapılan çalışmalarla gösterildi.

  • D Vitamini yiyeceklerle vücuda girdiğinden veya UVB ışınlarıyla ciltte sentezlendikten sonra yarılanma ömrü 24 saattir. Yarılanma ömrü denilen kavram bir maddenin yarısının yok olması için  geçen zamandır. Yani D vitamini vücuda girdikten 24 saat sonra yarısı yok olmuş olur. Bir sonraki 24 saatte de kalan yarısının yarısı yok olur ve böyle hızla yok olur.
  • Vücuda giren D vitamininin büyük bölümü karaciğere gider ve burada metabolize olur. Bu süreç D vitaminine OH (hidroksi) eklenme sürecidir ve bunun sonunda 25(OH)D oluşur. D vitamininin bu  şekline prohormon denir ve bu şekilde yarılanma ömrü 3 haftadır. Bu şekilde kan dolaşımında kalamayacağı için D Vitamini Bağlayıcı Proteini adlı bir proteine bağlanır.
  • Emziren annelerde vücuda giren D vitamininin bir kısmı anne sütüne gider. Anne sütündeki D vitamini düzeyinin korunması için emziren annelerin mutlaka günlük doz D vitamini almaları gerekir.
  • 25(OH)D megalin adlı protein tarafından böbreklere çekilir. Böbreklerde üretilen enzimler yardımıyla, bir hidroksi daha eklenerek 1,25(OH)2 D şekline dönüşür. İşte bu şekliyle aktif bir hormondur ve endokrin işlevlerini yerine getirir. Bu hormon böbreklerden dolaşıma geri gönderilir. Bağırsaklardan kalsiyum emilimini arttırarak kemiklerin güçlenmesini sağlar. Bu şeklinin yarılanma ömrü 2 saattir. Yani işini yapar ve hızla yok olur.
  • Proteine bağlanan 25(OH)D vitamininin bir kısmı da hamilelerde plasentaya gider ve aynı böbreklerdeki gibi plasentada da aktif hormona dönüştürülür.
  • D vitamininin otokrin ve parakrin işlevlerini sağlaması için her hücrenin içine girmesi gerekir. Proteine bağlanmış şekliyle hücrelere giremez çünkü hücrelerin böbrek gibi onu çekecek bir sistemi yoktur. Vücuda ilk girdiği şekliyle hücrelere girmesi daha kolaydır. Hücrelerde de aktif hormon şekli olan 1,25(OH)2 D’ye dönüşür, kullanılır ve hücre dışına çıkarılmaz, içinde kalır.
  • D vitamininin kanseri önleme ve kanserle mücadeleden depresyon vb beyin hastalıklarıyla mücadeleye pek çok konuda  etkili olduğu araştırmalarla gösterildi. Bu videoda D vitamininin bu işlevleri üzerine yapılan bazı çalışmalar sıralanmış. Bu çalışmaların çoğunda olumlu sonuçlar elde edilmesine rağmen bazıları olumsuz sonuçlanmış. Bu çalışmalarda kullanılan D vitamini miktarları ve kullanım aralıkları değerlendiriliyor ve küçük dozlarda kullanmanın veya aralıklı kullanmanın etkili olmadığı, olumsuz sonuçlanan çalışmaların bu nedenle olumsuz sonuçlandığı açıklanıyor.
  • Bu videoda D vitamininin endokrin işlevini yerine getirmek üzere uzun süre vücutta kalabildiği (yarılanma ömrü 3 hafta) ancak bağışıklık sistemini güçlendirmek ve çeşitli hastalıklarla mücadele etme işlevlerini yerine getirebilmesi için yarılanma ömrü 24 saat olduğundan mutlaka günlük dozlarda kullanılması ve kanda sabit bir düzeyde tutulması gerektiği anlatılıyor. Dr. Hollis günlük dozun en iyisi olduğunu, gün aşırı almanın günlük kadar iyi olmadığı, haftalık dozun daha kötü olduğu, aylık dozun ise hiç etkili olmadığını söylüyor.
  • 20-30 ng/ml’nin üzerinde 25(OH)D düzeyi durumunda iskelet sisteminde, kemiklerde sorun yaşanmayacağı belirtiliyor. Kemikler için kullanılan şekli olan 25(OH)D şeklinin yarılanma ömrü 3 hafta olduğundan haftada 1 veya ayda 1 bile alınsa etkili olacağı söylenmiş.

 Videonun sonuç bölümü:

  1.  Günde 400-600 IU D vitamini almakla iskelet sisteminde sorun çıkmaması sağlanabilir.
  2.  Günde 400-600 IU’luk dozlar otokrin ve paratokrin işlevlerini yerine getirebilmesini sağlayamaz.
  3. Günde 10.000 IU’ya kadar dozlar ve dolaşımda 100 ng/ml düzeyinde 25(OH) D olması insan fizyolojisi için normaldir, zehirli olarak nitelendirilmemelidir.
  4. D vitamini araştırmalarında insan fizyolojisine uygun dozlar ve doz aralıkları kullanılmalıdır.

Bu videoyu izledikten sonra ana akım tıp tarafından neden günlük 400 IU D vitamini dozu tavsiye edildiğini ve D vitamini tahlillerindeki referans aralıklarında 20 ng/ml üzerinin nasıl yeterli görüldüğünü çok iyi anladık. Bunlar son yıllara kadar, D vitamininin tek işlevinin kemik sağlığını korumak olduğu biliniyorken tavsiye edilen doz ve seviye. Oysa son yıllarda yapılan çalışmalar D vitamininin ne kadar önemli olduğunu, bağışıklık sistemini güçlendirmekten çok önemli hastalıkları önlemeye kadar pek çok işlevi olduğunu ortaya koydu. Bu işlevlerini yerine getirebilmesi için 100 ng/ml düzeyinde bulunması, bu düzeye gelebilmesi için ise günde 400 IU’dan çok daha yüksek dozlarda takviye edilmesi gerekiyor. Bu konuda yeni bilimsel bulgulara dikkat çeken ve ülkede adeta D vitamini devrimi yapılmasını sağlayan Prof. Dr. Canan Karatay ve rahmetli Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın öncü ve ezber bozan çalışmaları için kendisine büyük hayranlık ve şükran duyduğumuzu da belirterek bitirelim.

Özet çeviri: Nurçin Çağlar

Sağlıklı Yaşıyoruz

Kaynak: woto.com

https://m.youtube.com/watch?v=FbheaULwRAk

Tags: ,

Category: Söyleşi, Söyleşi, Toplum

Comments are closed.